denge

 

denge

denge kelimesi ne demek TDK sözlük anlamı ve açıklaması nedir?

1. isim Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli; muvazene, balans.

2. isim İstekler ile yetilerin ölçülü bir şekilde bağdaşmasından ortaya çıkan uyum:

      Ruhsal denge.

3. isim Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması:

      "Dünyadaki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi." - Ahmet Ümit

4. isim Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.

5. isim, fizik Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Tiyatro Terimleri Sözlüğü - 1966

Almanca: Gleichgewkht

1. Karşıt kişilerin yenişememesi. 2. Sahnedeki kişilerin duruşlarıyla ortaya çıkan fiziksel ve estetik denge.

Halkbilim Terimleri Sözlüğü - 1978

Türkçe: muvazene, İngilizce: equilibrium, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht

Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (Bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. Eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı.

Cimnastik Terimleri Sözlüğü - 1969

İngilizce: balance, Fransızca: éguilibre (balance), Almanca: Gleichgewicht

Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. Bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır.

Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü - 1968

İngilizce: poise, Fransızca: pondération, équilibre, Almanca: Gleichgewicht

(Resim, Heykel, Mimarlık) Resim, heykel ve mimarlık yapıtlarında, kullanılan öğelerin birbirlerini tartacak biçimde düzenlenmiş hali.

Kimya Terimleri Sözlüğü - 1981

Türkçe: muvazenet, İngilizce: equilibrium, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht

Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum.

Uygulayım Terimleri Sözlüğü - 1980

Türkçe: balans, İngilizce: balance, Fransızca: balance

otomobil: Tekerleklerin yalpasız dönüşünü sağlamak için, göbeğe ağırlıklar eklenerek yapılan ayar.

Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü - 1978

İngilizce: equilibrium, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht, Diğer: Jap. heiko

Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru.

Fizik Terimleri Sözlüğü - 1983

Türkçe: muvazene, İngilizce: equilibrium, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht

1. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. 2. Isıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum.

Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü - 1972

Türkçe: mizan, İngilizce: balance, Fransızca: balance

Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge.

İktisat Terimleri Sözlüğü - 2004

İngilizce: equilibrium

Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum.

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü - 1983

Türkçe: muvazene, İngilizce: balance, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht, Diğer: İtl. equilibrio di scena

Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. Göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. Sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. 1. Fiziksel Denge : Bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. 2. Güzelduyusal Denge : Sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir.

Türkçe: muvazene, İngilizce: balance, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht

Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi.

İngilizce: balance, Fransızca: équilibre, Almanca: Äquilibristik, Balance, Gleichgewicht

En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. Çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi.

Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü - 1972

İngilizce: equilibrium, Fransızca: équilibre, Almanca: Gleichgewicht

Karşılıklı çalışan güç ya da etkenler arasındaki eşitlik durumu.

Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü -

equilibrium

Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu - 2007

balance

Hemşirelik Terimleri Sözlüğü

İngilizce: homeostasis

homeostaz

Mantık Terimleri Sözlüğü - 1976

İngilizce: equilibrium

Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum.

Kelime Kökeni

Türkiye Türkçesinde denk veya deng "eşit, eşitlik" sözcüğünden türetilmiştir. Daha fazla bilgi için denk maddesine bakınız.

Tarihte En Eski Kaynak

  • denge "muvazene" [ c (1935) : Arkadaşım dengesini kaybederek düştü. ]

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu Türk dil kurallarına uygun ve konu ile alakalı şekilde yazınız. Yorumlar denetimden sonra yayınlanacaktır.

Daha yeni Daha eski