dayamak kelimesi ne demek TDK sözlük anlamı ve açıklaması nedir?
1. -e, -i ► yaslamak:
"Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı." - Ömer Seyfettin
2. -e, -i Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak:
"Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti." - Sait Faik Abasıyanık
3. -e, -i Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak:
Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı.
4. -e Varmak, ulaşmak.
5. -e, -i, mecaz Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak.
6. -e, teklifsiz konuşmada Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek:
"Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı." - Osman Cemal Kaygılı
7. -i, ağızlardan Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak.
Kelime Kökeni
Arapça mlw kökünden gelen imlāˀ إملاء "dikte etme, yazı yazdırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice mlē מל "1. dolu, 2. herekeli yani sesli harfleri bildiren noktaları doldurulmuş yazı" sözcüğünün ifˁāl vezni (IV) masdarı olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük Aramice/Süryanice #mly מלי "doldurma" kökünden türetilmiştir.
Tarihte En Eski Kaynak
[ Mukaddimetü'l-Edeb (1300 yılından önce) ]